ISPARTA
GENEL
BİLGİLER
Yüzölçümü: 8.933 km²
Nüfus: 434.771 (1990)
İl Trafik No: 32
Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinin kesiştiği
Göller Bölgesi denilen noktada yer alan Isparta ili,
Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri, Kovada ve Kızıldağı
Milli Parkları ile zengin bir fauna ve floraya sahiptir.
İnanç Turizminin merkezi Yalvaç ilçesi Anadolunun kültür
zenginliğini tüm ihtişamı ile yansıtmaktadır.
Kayak Merkezinin yeraldığı Davraz Dağı, doğa yürüyüşü ve
nehir sporlarına elverişli kanyonlar, mağaralar ve dağları
ile pek çok doğa sporlarının yapıldığı merkezdir.
Isparta'nın turizm kapısı Eğirdir, alternatif turizm
cennetidir. Dağcılık, trekking, rüzgarsörfü, yamaç
paraşütü, kampçılık turizm çeşitlerinden birkaçıdır.
İLÇELER:
Isparta ilinin ilçeleri; Aksu, Atabey, Eğirdir,
Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler,
Şarkikaraağaç, Uluborlu,Yalvaç ve Yenişarbademli'dir.
Aksu: Yaklaşık 1200 metre rakımında bulunan Aksu
İlçesi, eski adı olan Anamas’ı, ilçe coğrafyasına hakim
2388 m yüksekliğindeki Anamas Dağından almaktadır.
Aksu ilçesinin yeraldığı yörede yapılan kazılarda, ilk
çağlardan beri iskana açık olduğu görülmektedir. Yörede,
Helenistik çağa ait M.Ö.2. ve 1. Yüzyıldan kalma sikkelere
rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalardan, Aksu Vadisi ve
Anamas yaylaları arasındaki ulaşım zorluklarına rağmen,
civarındaki bazı köylerde 16. yüzyıldan beri Pazar
kurulmakta olduğu ve bu yörede yoğun bir Yörük nüfusun
yaşadığı anlaşılmaktadır. Cumhuriyet döneminde, Eğirdir'e
bağlı bir bucak olarak Yenice adı altında idari konumunu
sürdüren Aksu, 26.8.1988 tarihinde ilçe statüsüne
kavuşmuştur.
Aksu ilçesi sınırları içindeki en önemli tarihi
kalıntılar: Timbriada, Tynada, Eurymendon Kutsal Alanı ve
Roma Köprüsü dür. Yörede turistik önemi olan Sorgon ve
Zindan Mağaraları ile Sorgun yaylası Aksu İlçe sınırları
içinde bulunmaktadır.
Atabey: Atabey İlçesi kuzeyden Senirkent ve
Uluborlu, Batıdan Gönen, güneyden merkez ilçe Isparta,
doğudan da Eğirdir ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin
kuzeyini ve batısını Barla Dağı ve uzantıları
bulunmaktadır.
Selçuklular döneminde bilinçli bir şekilde kervansaray
ağıyla donatılan Konya-Antalya güzergahındaki
yerleşmelerinden birisi olan (Atabey) önem verildiği,
Ertokuş tarafından burada 1224 yılında inşa ettirilen
medreseden anlaşılmaktadır. 13. yy. başında tamamen
Türkleşen bölgede, önemli bir yerleşim merkezi olarak
beliren Atabay’ deki medrese Osmanlı devleti eğitim
sistemi içinde de fonksiyonunu devam ettirmiştir. Atabey’
in 1478,1501, ve 1568 tarihlerindeki kayıtlara göre,
Eğirdir ’e bağlı bir nahiye olduğu yazılıdır.
İlçe sınırları içinde bulunan başlıca tarihi ve kültürel
varlıklar, Harmanören (Göndürle) de meydana çıkartılan 41
Küp Mezarlar, Sidera Bayat Harabeleri, Ertokuş Medresesi,
Sinan Camiidir. (18) Atabey ilçesine bağlı olarak,
İslamköy Kasabası yanında 4 adette köy yerleşimi
bulunmaktadır. Atabey ilçe merkezi Isparta’ya 23 km
uzaklıkta olup, çoğunluğu çift yol olmak üzere asfalt yol
ile bağlıdır.
Eğirdir:
Eğirdir Destinasyonu
Gelendost: Gelendost ilçesi, Isparta il
merkezinin kuzeyinde, Eğirdir Gölünün 10 km içerisinde
kurulmuştur. Gelendos ilçesi, ilk çağlardan beri, Pisidya
Ülkesi adı verilen Göller Bölgesinin en eski kültür
merkezlerinden birisidir. M.Ö. 3500 yıllarında “Mirya veya
Miryo” adı ile Hititlerin bir kolu olan Anamurla
Miryalılar tarafından kurulmuştur. M.Ö. 547 yıllarında bu
topraklar Pisidyalıları yenen Pers’ lerin egemenliğine
geçmiştir. 17 Eylül 1176 yılında yapılan ve bir kısmı da
Gelendost Ovasında geçen Miryakefalon Savaşını Türklerin
kazanması ile Selçuklu topraklarına katılmıştır. Gelendost
daha sonra Hamidoğulları Beyliğinin egemenliği altına
girmiştir.
Gelendost, tarihi boyunca Ablada, Sabinae, Myrion,
Miryona, Miryo, Myriokafalon, Gelende-Abad, Gelendoz
adları ile anılmıştır. 16. yüzyılda Afşar nahiyesine bağlı
olan Gelendost, Cumhuriyet döneminde 1930 yılında Afşar’ın
yerine nahiye olmuştur. Daha sonrada 6.3.1954 tarih ve
6324 sayılı kanun ile de ilçe olmuştur. Gelendost,
Isparta-Konya karayolu üzerindedir. Isparta’ya 80 km
uzaklıktadır. İlçenin tüm kasaba ve köyleri ile ulaşım
olanakları her mevsim vardır. İlçede halk ağırlıklı olarak
tarımla uğraşmaktadır. Elmacılık en önemli uğraş koludur.
Gelendos ilçe merkezinde bulunan tarihi iki cami ile
Yeşilköy sınırları içinde bulunan Ertokuş Kervansarayı
ilçenin en önemli kültür yapılarıdır.
Gönen: Isparta İl Merkezine 24 km
uzaklıklığında, Isparta-Burdur karayoluna 5 km
uzaklığındaki Gönen’in tarihi M.Ö. 3-4 yüzyıla kadar
dayanır. Tarih boyunca Kaue, Kawaena, Colonia, julia,
Augusta, Pia, Fida, Comama, Yuztinianopolis, Gonana,
Konana, Könan ve Gönen adları ile anılmıştır. Roma
İmparatorluğu Augustos’ un Pisidia adı verilen bölgede
kurulduğu dört şehirden birisidir. Araştırmalara göre
yörede ilk yerleşim birimi Yuvaca, şimdiki yayla adıyla
bilinen yerdir. Buraya ilk gelenler Yüreçi göçerleridir.
İlçe zamanla Selçukluların ve daha sonra da
Hamitoğulları Beyliği’nin egemenliği altında bulunmuştur.
Hamitoğlu Hüseyin Bey, topraklarının büyük bir bölümünü
Osmanlı Sultanı I. Murat ‘a satmıştır . 30 Aralık 1992
tarihinde yapılan düzenleme sonucunda, İğdecik. Gölbaşı,
Koçtepe ve Senirce köyleri Isparta İl merkezine, Güneykent
Kasabası, Gümüşgün Köyü Keçiborlu ilçesine bağlanmıştır.
Gönen ilçesine bağlı yerleşim birimi olarak yalnız
Kızılcık Köyü kalmıştır.
Keçiborlu: Isparta il merkezine 40 km
uzaklığındaki Keçiborlu ilçe merkezinin tarihi gelişimi
Isparta ilçe merkezi ile benzerlik göstermektedir.
Keçiborlu tarih boyunca, Eudoxiopolis, Keçik-Borlu,
Kiçi-Borlu isimleriyle anılmıştır. Keçiborlu, Hitit, İyon,
Lidya, Pers, Helen, Roma, Bizans devirlerini yaşadıktan
sonra 1204 yılında Sultan Kılıç Arslan tarafından Anadolu
Selçuklu Devletinin egemenliğine girmiştir. Daha sonra
Hamitoğulları Beyliğinde Uluborlu ve Gönen’e bağlı bir
kasaba olarak varlığını sürdürmüştür.
Günümüzdeki Keçiborlu ilçesinde korunmakta olan
Keçiborlu Höyüğü, Kılıç Höyüğü, Kılıç Fari Harabeleri,
Fadıllı Harabeleri, Güneykent şehir kalıntıları, Sinanbey
Camii, Senir Hacı Osman Camii, Gümüşgün Sinan Dede Türbesi
eski çağlardan kalan eserler ve yerler olarak
görülmektedir.
İlçenin başlıca mesire ve yayla turizmi yerleri : Söğüt
Dağı Yaylası, Fadıllı Yaylası, Koru Yaylası, Taşoluk
Yaylası, Güneydere Uzundere Piknik Yeri ve göleti,
Keçiborlu Göleti, Boyralı Sini Yaylası, Aydoğmuş Akdağ
Yaylası, Senir, Tepecik ve Ardıçlı Köyleri Burdur Gölü
Kenarı Plaj sahasıdır.
Keçiborlu adının, bölgenin küçük tepeciklerinden
oluşmasına izafeten Kiçi (Küçük) Bor (Taş) kelimelerinden
oluştuğu Kiçiborlu ’dan bozulduğu sanılmaktadır.
Senirkent: Isparta İl Merkezine 76 km
uzaklığında, Eğirdir Gölü’ nün Hoyran Gölü adı verilen
kuzey kısmının batısında bir vadide yer alan ilçe, dağ
eteğindeki meyilli düzlük bir arazide kurulmuştur. Zira
“Senir” dağ eteğindeki meyilli düzlük anlamına
gelmektedir.
Senirkent’in bulunduğu bölgenin, tarihin çok eski
devirlerinden beri yerleşim merkezi olduğu, buluntulardan
ve yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır. Ancak su
kanalı, kervansaray, kale gibi ayakta kalmış tarihi
yapılara rastlamaktadır. 1370 yılında kurulmuş olan
Senirkent 1807de Uluborlu’ya bağlı nahiye statüsüne
getirilmiş ve belediye teşkilatı kurulmuştur. İlçedeki
başlıca kültür varlıkları: Tymandos Antik Kent, Yassıören
Höyük, Garip Höyük, Tohumkesen Höyük, Aralık Höyük Gençali
Höyük, Veli Baba Türbesidir.
Sütçüler: Isparta'nın güneyinde yer alan
Sütçüler ilçesinin kuruluşunun M.Ö. 200 yıllarına kadar
dayandığı bilinmektedir. Bu gün Adada olarak adlandırılan
antik kent, Pisidya bölgesinde; Pisidya ile Pamfilya
bölgeleri arasında yer almaktadır. 1330 yıllarında
Hamitoğulları beyliği Eğirdir’ de kurulana kadar Sütçüler
Selçuklular ’ın elinde kalmıştır .
Osmanlılar zamanında bir süre Kara Bavlu olarak
anılmıştır. Zamanla Bavlu şekline dönüşen isim, Cumhuriyet
döneminde 1926 yılına kadar sürmüş, bu tarihte yerleşime
dağ-dağlık anlamına gelen Cebel ismi verilmiştir. 1938
yılında belde halkının büyük şehirlerde sütçülük yapmaları
üzerine isimi Sütçüler olarak değiştirilmiş ve Eğirdir ’e
bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü verilmiştir.
İlçenin belli başlı kültür varlıkları arasında, ilçenin
tarihi gelişimini simgeleyen kalıntılarından Adada antik
kenti gelir. Antik kent ilçe merkezine 12, Sağrak köyüne 2
kilometre uzaklıktadır. Diğer kültürel varlıkları ise,
Sığırlık Harabeleri, Taşkapı Harabeleri, Zorzila
Kalıntıları, Sefer Ağa Camii, Çandır Köprüsüdür.
Uluborlu: Uluborlu, tarih öncesi devirlerden
beri çeşitli medeniyetlerin hüküm sürdüğü yörede yer
almaktadır. Uluborlu’nun 4000 yıl öncesi Hititler
tarafından kurulduğu bilinmektedir. Bu döneme ait
kalıntılara yörede hala rastlanmaktadır. Uluborlu,
Türklerin fethi öncesinde Apolonia, Sozopolis, Mardion,
Mardiyon, Mardiaion adlarıylada anılmıştır. 1070 yılında
Türklerin egemenliğine girmiştir. Bu devirden sonra
Uluborlu, Borgulu, Burgulu, Uluğborlu isimleri de
almıştır.
Uluborlu’da yaklaşık 17 türde kiraz yetiştirilmektedir.
Uluborlu kirazı Avrupa ülkelerinde çok tutulmaktadır.
Ürünün büyük bir kısmı ihraç edilmektedir. İlçede Temmuz
ayının ilk haftasında 2 gün süreli Altın Kiraz ve Yağlı
Pehlivan Güreş Şenlikleri düzenlenmektedir.
Yalvaç:
Yalvaç Destinasyonu
Yenişarbademli: Yenişarbademli, Beyşehir Gölünün
batısında, Toros Dağlarının kuzey uzantısı olan Anamas
Dağları ile bütünleşir. İlçe doğusunda, Beyşehir,
batısında Aksu ve kuzeyinde Şarkikaraağaç ilçeleri ile
çevrilidir. İlçenin rakımı 1150 metredir. İlçe sınırları
içerisinde bulunan Dedegöl Dağı (2892 m) ile Isparta’nın
en yüksek dağıdır. Yenişar tarih boyunca pek çok uygarlığa
sahne olmuştur. Yapılan araştırmaya göre, M.Ö. 4000
yıllarında Etiler , M.Ö. 1500 yıllarında Frikyalılar, M.Ö.
800 yıllarında İyonlar, M.Ö. 600 yıllarında Lidyalılar,
M.Ö. 446 yıllarında Persler, M.Ö. 190 yıllarında
Romalılar, M:S. 395 yıllarında da Bizanslar yörede
uygarlık kurmuşlardır.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra 1142 yıllarında Selçuklu
topraklarına katılabilmiştir. 1810 yılında Konya
Vilayetine bağlı bir kaza olmuştur. Selçuklulara ait
Kubad-ı Abad Sarayı kalıntıları da ilçe hudutları içinde
yer almaktadır.
Yenişarbademli, Şarkikaraağaç üzerinden asfalt yol ile
Isparta il merkezine 177 km uzaklıktadır. Yenişarbademli’
nin , başlıca gelir kaynağı, tarım, hayvancılık, orman
işçiliği ve balıkçılıktır.
|